2015/12/12

Mim: Merak Ediyorum

Herkese merhaba!! Animelerdeki gibi mutluluktan etrafına kalpler saçan Shuu konuşuyor!!
Dermişim.
Nasılsınız millet? Umarım benim kadar boş değilsinizdir. Arkadaşlarınız tarafından bir araç olarak görülüp, dertleri konuşulup yok edilmektense "iyi niyet" adı altında kendi haline bırakılan biri değilsinizdir. Size gerçekten değer verdiğini düşündüğünüz insanlara bile bir kez daha yakından bakmanızı tavsiye ederim. 

Neyse neyden bahsedecektim? Güzel bir arkadaşım var buralarda. Bir konuda beni mimlemiş. Uzun zamandan beri mim yapmayı bırak buralara yazmıyorum bile. O yüzden bu mim güzel bir vesile oldu buralara yazmam için.

Takıntılarımız, sevdiğimiz şeyler ve sevmediğimiz şeylerden bahsedecekmişiz doğru anladıysam. Açıkçası bu konu bir çok yönden bahsetmeye korktuğum bir konu. Çünkü belirli şeylerden bahsederek kendimi etiketleştirmek ve size karşı garip görünmek istemem. Ama görünsem de pek önemli değil sanırım. Şu ana kadar düzgün göründüm de ne oldu değil mi... 

Hmm... bir bakalım.


Öncelikle takıntılarımdan mı bahsetsem... 

- Ah, mesela karpuza karşı büyük bir takıntım vardır. Karpuzlu ne olursa olsun çok severim. Karpuzlu dudak nemlendiricisi, karpuzlu anahtarlık, karpuzlu silgi, karpuzlu karpuz~ <3 Bana karpuzu sevdiren meleğe buradan sevgiler.

- Belirli kıyafetleri devamlı olarak giymeye takıntım vardır. O kadar giysim vardır ama yalnızca birkaçını giyerek bütün mevsimi geçiririm. Uzun kedili kazağım mesela, dar kotum, kırmızı hırkam ve süslü botlarım... Muah.

- Ishida Akira'ya takıntım vardır ve evet kabul ediyorum bu konuda tam bir fangirl olabiliyorum. Yalnızca sesine değil kendisine de deli gibi hayranım, kimi animeyi ve oyunu sırf o rol alıyor diye gözlerimde birer kalple izliyor, oynuyorum, seslendirdiği her karakter en sevdiğim karakterler listesinde istisnasız yer alıyor ve kendisine bu derece hayran oluşum kendimden utanmama neden oluyor. Ishida-san böyle bir hayranının olduğunu görseydi eminim daha da uzaklaşıp kıta değiştirirdi. Gerçekten üzgünüm!! *ultimate dogeza*


- 9 rakamına takıntılıyım. Bir şekilde şanslı rakamım olduğuna inanıyorum ve 9 sayısının geçtiği hangi alan olursa olsun başarısız olmuyorum.

- ....Erkekte uzun saça takıntılıyım. Bunu daha fazla açmayalım.


Daha vardır fakat aklıma gelmiyor ve sizleri de bu takıntılarla boğmak istemiyorum kim bilir daha ne korkunç şeyler çıkacak... Sırada sevdiğim şeyler~

- Kırmızı renkli şeyleri severim. Eğer bir hediye olacaksa rengi kırmızı olmalı. 

- Kitapları severim. Yazarı Stephen King olursa ayrı bir severim. Koleksiyonumda güzel dururlar.

- Kedileri severim. İnsanlardan daha arkadaş canlısı varlıklar. Daha dürüstler.

- Japonlarla ilgili çoğu şeyi severim. Sanırım bunun hakkında fazla konuşmaya gerek yok.

- Korku / gerilim tarzı hikayeler yazmayı severim ve sanırım yazmada başarılı olduğum tek türdür.

- Tatlıya bayılırım. 

- Klasik müzik severim. Bana Satie'yle, Chopin'le, Shostakovich'le, Brahms'la, Prokofiev'la gelirseniz sizi kucaklarım.

Italyan dilini severim. Nedenini bilmiyorum.

- Yaz mevsimini severim.Ruhumu özgür bıraktığına inanırım.

- Çizim yapmayı severim. Ama çizgiler beni sevmezler, o yüzden sık sık anlaşamayız ve ortaya şekilsiz garip resimler çıkar.

- 60'lar, 70'ler ve 80'ler'e aşığım ve bu dönemin neslinden olmayı reddediyorum.

- Son olarak Katsura Kotarou karakterini seviyorum. Çünkü ona bakınca kendimi görüyorum. Aramızdaki tek fark onun kadar güzel olamamam. Çok kötüsün Sorachi-sensei.



Ve son olarak sevmediklerim...

- Kitaplarıma izinsiz dokunulmasından hoşlanmam. Çek.o.pis.ellerini.kitabımın.üzerinden.seni.uzaylı.

- Kişisel alanımı işgal eden insanlardan hoşlanmam. Suratımı uzaktan da görebilirsin burnumun dibine kadar gelmene gerek yok.

- Çok konuşan insanlardan hoşlanmam çünkü çok konuşan insan boş konuşan insandır. Az kelimeyle çok şey anlatan insanlara kapım her zaman açıktır.

- Günümüz neslinin gidişatını sevmiyorum. Kendilerine dönüp ben ne yapıyorum diye sormaları lazım ama bunu bile yapamayacak kadar aptallar ve bu beni çok üzüyor.

- Kividen ve armuttan pek hoşlanmıyorum çünkü kivi dilimde sinir bozucu bir kaşıntı bırakıyor ve armut yerken de kokusundan dolayı ruj kemiriyormuşum gibi hissediyorum. Ama onun dışında güzel meyveler <3

- Genel olarak insanları sevmiyorum ama istisnalar var elbet. 

- Aslında sevmediğim bir çok şey var ama unutun gitsin. 


Sanırım bu kadar. Muhtemelen bu yazı da diğerleri gibi bir süre durduktan sonra kendi kendini taslaklar kategorisine taşıyacak ama yine de yazmaya değerdi. Mimlendiğim için yeniden teşekkür ederim. <3 Bunu burada ilk görüşü olan herkes mimi yapabilir sanırım. Kendinize iyi bakın ve yeniden görüşmek üzere!


7 yorum:

  1. Özlediğim Shuu yazılarından biriydi taslaklara gitmesin lütfen ^^

    Kışın soğuk havada sıcacık odamda kitap okumak, film izlemek gibi şeyler beni acayip mutlu ediyor bu yazıyı okuyunca da o mutluluğu yakaladım. Soğuk bir kış günü ılık odamda sevdiğim bir arkadaşımın kendimden de bir şeyler bulduğum sıcacık yazısını okumak çok güzeldi. Kışın blog okumak daha zevkli galiba hele ki yazı bu kadar güzel ve içtense.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha teşekkür ederim Mugi-chan <3 Ve dediğine kesinlikle katılıyorum bu mevsimde ayrı bir güzel oluyor. Yaz mevsiminde kimsecikler burada olmuyor zaten... Sabishii~

      Sil
  2. Shuu, shuu, shuu! Ne tatlı bir insansın sen öyle, bir gün kurabiye yapacağım gelsene bize! Bir gün Bence Ishida-san böyle bir hayranı olduğunu öğrense, kıta değiştirmez, kıtaları birleştirmeye çalışırdı. Umarım da bir gün yollarınız rastlaşır Shuu. Birazcık kendi hayatımda hep hoş tesadüflere denk geldiğimden, mümkünlüğe inanırım. *elbet uçuk şeylerin değil, ne denli düşlemesi hoş olsa da, tek varlıklarını ya satırlardaki dünyalarda, yâda hûlyalarda barındırıyorlar* Ve bence çizimlerin harika, şu ana kadar iki tanesine denk gelmiştim, biri oyun için dizayn ettiğin karakter çizimindi sanırım (o yazını unutmadım, tıpkı diğerler kaleme aldıkların gibi zira dediğin gibi kendin nasıl boş konuşan kişileri sevmiyorsan, şu bloguna nakşettiğin her bir satır dolu dolu manalı oluyor, insan geriye dönüp baktığından yâda aklında bir çağrışım yaptırdığında, evet shuu-san bundan bahsetmişti diyor. Benim aklıma gelmiştir meselâ, elbet burayı daha fazla işgal etmemek babında uzatmayacağım), bir diğeriyse yazdığın hikâyede çizdiğim Mizuki çizimiydi ki; bayılmıştım! :) Renklendirmesi olsun, çizimi olsun bence oldukça kabiliyetlisin, bunu gerçekten çok samimi diyorum, öyle ki elimde olsa buyur, benim gözümden bak diye eline tuttuşturacağım . Pekâlâ, gece gece burayı korku filminden çıkma yazgılarla donatmayayım, zaten fazla çene çalıp buraları işgal ettiğimi düşünüyorum. Vede hakikatten çok keyif alarak okuduğum bir mim oldu, diyorum ya gökten bonibon yağdırmış gibi renkli ve keyifli yazıların diye, işte o hissi okurken yeniden yaşadım. :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah...senin aksine ben o tür mucizelere inanamıyorum artık... Bu yüzden fazla hayalperestim ve yazacak çok şeyim var haha...
      Bu arada beğenmene gerçekten çok sevindim hala eksiklerim olduğunu düşünüyorum çizim konusunda ama senin görüşlerine özellikle önem veriyorum.
      Okuyup zaman ayırdığın için teşekkürler :3 Bir gün şu kurabiye işini düşünelim ha? *-*

      Sil
  3. İnsan ve konuşan sevmemek ;))) Merhaba ben geldim diyemedim korktum :D hehe
    Riv getirdi bizi buraya :) Geldik, şöyle bir etrafı dolaşacağızi müsait misin ;))
    Söz kitaplarını ellemem ;)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etmeyin blogger arkadaşları istisna olarak kalanlar benim için ^^ İyi ki getirmiş hoş geldiniz~

      Sil
    2. Ohh rahatladım biraz :D saolasın :)) hoşbuldum cidden :) dobra bi bloğa denk geldim! Severim dobra insanları :)

      Sil

Tasarım: Zuri